Katagoriler
 SAHTE ŞEYH MEHMET KIRÇAL ÜZERİNE BİR KAÇ SÖZ

 

( Sahte Şeyh Mehmet Kırçal'ın cehalet dolu iğreti,şeytani sohbetinden bir örnek )

 

ŞEYH ALİ KARA HAZRETLERİNİN TARİKATINDA ZUHUR EDEN SAHTE ŞEYH MEHMET KIRÇAL ÜZERİNE BİR KAÇ SÖZ:

 

ÖZET:

 

Tarikat-ı Aliye yollarında halife atama usulü iki türlüdür.Mürşid-i kamilin oluru ile yazılı icazet düzenlenmesi ya da sözlü olarak sufi topluluğu huzurunda kendine bu görevin verilmesi.Bunun dışında bir diğer usul de herhangi bir kimsenin işaret edilmemesi ve zamaını geldiğinde halife dengi bir sufinin zuhuru,bunun tanınmasının da iman nuru ile olabileceği sırrına dayalıdır.Bu üçüncü yol yok hükmündedir.

 

Şeyh Ali Kara Hazretleri’nin 1971 yılında vefatıyla birlikte Tarikat-ı Aliye’de halife arayışları baş göstermeye başlar.Şeyh Ali Kara Hazretleri yazılı ya da sözlü olarak hiçbir kimseye halifelik görevi bırakmaz.Tarikat-ı Aliye’ye yollarına biat veren “çavuş” unvanlı sufilerin eliyle tarikata mürit kabul edilir.

 

İmtihan sırrı gereği Sahte Şeyh Mehmet Kırçal Tarikat-ı Aliye yolunda kendini ilk önce halife ardından da şeyh ilan eder.Sayıları binleri bulan sözde müritleriyle Tarikat-ı Aliye yoluna değil Kadirilik koluna hizmet eder.Bu makalede Mehmet Kırçal’ın Tarikat-ı Aliye yoluna biat vermeye selahiyeti olmadığı,halife ve şeyh unvanlarının kendine verilmesinin yanlış olduğu,ona biat edenlerin Tarikat-ı Aliye’den boşa çıkacakları ikaziyla beraber gerçek hidayete davettir.

 

MEHMET KIRÇAL’IN EĞİTİM-ÖĞRETİMİ:

 

Mehmet Kırçal, ilkokulu bitirmiştir.İlkokulda oldukça başarısız ve tembel olan sınıf tekrarı yapan bir öğrencidir.

 

İŞ YAŞAMI:

 

Mehmet Kırçal’ın iş yaşamı,çiftçilik,serbest ticaret,Sümerbank işçiliğidir.Sümerbanktan emekli olmuştur.

 

AHLAKİ YAPISI:

 

Malatya’nın Akçadağ ilçesinde dünyaya gelen Mehmet Kırçal küçüklüğünde sokak kumarbazı olarak ün yapar.Köye çocuklarıyla sokak kumarı oynamada üstüne yoktur.

 

Yalancılık,verdiği sözde durmama,kurnazlık,adam kandırma,cehalet,bağnazlık,yobazlık ve hafifmeşreplik onun başlıca karakter özelliğidir.Din dairesinden uzak bir yaşam süren Mehmet Kırçal, Şeyh Ali Kara Hazretleri’ne biat edene kadar düşük ahlaki yapısıyla arzı endam eder.Yetim büyümesi,yaşadığı maddi sorunlar aç gözlülük ve kumar kültürü onun karakterinin şekillenmesinde oldukça önemlidir.

 

DERVİŞLİĞİ:

 

Mehmet Kırçal Şeyh Ali Kara Hazretleri’nin yoluna biat eder.Kendini dervişliğe verir.Şeyh Ali Hazretleri’nin söz ve sohbetini dinler.Şeyhin anlattıklarını adeta hıfzeder.Onun ses tonunu,olaylar karşısındaki hikmetli tavrını öykünmede üstüne yoktur.İleride yükleneceği sahte şeyhlik için adeta malzeme biriktirmektedir.Şeyh Ali Kara Hazretleri gibi ses tonunu ayarlayan ledün deryasına dalan bir şeyh kudretiyle boyun büken Mehmet Kırçal’a maddi-manevi her şeyiyle Şeyh Ali Kara Hazretleri’nin hizmetine koşar.Şeyh Ali Kara Hazretleri’nin büyük kızı Sadiye Kara’nın üniversite eğitimine maddi olarak destekçi olur.Sofra kurmayı seven Mehmet Kırçal Malatya Sümerbank fabrikasından emekli olduktan sonra,kendini tamamen tarikata verir.Zikir toplantılarına katılır.

 

Şeyh Ali Kara Hazretleri’nin rütbesiz bir dervişidir.1971 yılında Şeyh Ali Hazretleri’nin vefatıyla Tarikat-ı Aliye boş kalır.Bu boşluk halife atanmayışından ileri gelmektedir.Kısa sürede yolda halifelik tartışmaları başlar.Yazılı ya da sözlü olarak Şeyh Ali Kara Hazretleri hiç kimseyi halife olarak ön görmemiştir.Bu belirsizlik tarikat-ı aliye yolunda büyük tartışmalara ve gruplaşmalara yol açar.

 

Tarikat-ı Aliyede onbaşılığı çavuşluğu dahi olmayan Mehmet Kırçal maddi gücü yerinde olan dervişlerle bir grup kurar.Yedirme içirmeden yana oldukça cömert davranır.Yavaş yavaş şeytanın tasarrufuna doğru kayar.

 

ŞEYTANIN TASARRUFU

 

Mehmet Kırçal,çevresine toplanan kalabalıktan hoşnuttur.İşin başında biz kimiz ki…Biz derviş bile olamadık derken,yol kesen şeytan zaman içerisinde kendini tamamen ele geçirir.Şeyh Ali Hazretleri’nin vefatından sonra ortaya çıkan boşluğu çok seri bir şekilde doldurur.Şeyh Ali Hazretleri’nin yola bıraktığı çavuşların çoğu oldukça yetersizdirler.Yola vaziyet edecek ferasetten ve asrın hizmet şartlarından oldukça uzak kalmış bir yapıdadırlar.Mehmet Kırçal şeytanın tasarrufuna girdikten sonra hızla parlamaya başlar.Yakın çevresindekilere halife olduğunu söyler.Mürit sayısı artınca da açık seçik şeyh olduğunu dillendirir.

 

Mehmet Kırçal usta bir karakter oyuncusu gibi olmuştur.Kendine aşkla bağlanan müritlerinin yanında halife ve şeyh,Şeyh Osman Nuri Hazretleri’nin çocuklarının yüzüne karşı sövüp saymasını aşağılamasını iltifat kabul eden bir karaktersiz ve yüzsüz adam.Yüzüne yapılan hakaretleri dalkavuk bir şekilde iltifat kabul eden Mehmet Kırçal beri yandan da sınırsız maddi gücüyle şeyhin çevresindekilere sus payı paralar dağıtmaktan geri kalmamıştır.

 

Kendi başına halifeliğini çavuşluğunu ilan eden Mehmet Kırçal Tarikat-ı Aliyeden manen kovulur.Cin ve şeytanların ağına düşer.El verdiği insanlar da doğrudan doğruya şeytana bağlanma konumunda olurlar.Şeytan onlarla uğraşmaz.Aralarındaki sevgi bağı görülmeye değerdir.Kavurmalar,baklavalar yenir.Şeyh Ali Hazretleri’nden arta kalan ahmak,cahil,yobaz derviş taslaklarının tümü Mehmet Kırçal’ın çevresine doluşurlar.

 

Bir anda yıldızı parlayan Mehmet Kırçal Kadiri tarikatını ön plana alır.Çünkü sünnete bağlılık yolu olan Nakşibendilik sokak kumarbazı Mehmet Kırçal’a göre değildir.El verdiği insanların tümünün yüzünde şeytanın uğursuzluğu açığa çıkmaya başlar.Mehmet Kırçal’ın geriye dönüşü yoktur artık.Maddi güç elindedir.Çevresinde zengin müritler dopdoludur.            Makam arabası altında ilden ile koşup irşat hizmeti (!) yapmaktadır.

 

SAHTELİĞİ:

 

Mehmet Kırçal Tarikat-ı Aliye yolunda yetkisiz,rütbesiz bir neferken;kendi kendini halife ve şeyh ilan eden bir sahtekardır.Hazreti Gavsul Azam Şeyh Osman Nuri Hazretleri’nin evlatları ve nesilleri tarafından yüzüne tükürülen bu sahtekarın tek yardımcısı vardır:Şeytan.Ağına düşürdüğü binlerce insanı Tarikat-ı Aliyeden eden ve şeytanın ellerine bırakan Mehmet Kırçal kendini şövalye sanarak yel değirmenine saldıran Donkişot kadar ahmak ve cahildir.Onu zerre kadar sevmek insanı delalete götür.Sahtekar Mehmet Kırçal’a Tarikat-ı Aliye de ilk defa sahte halifeler dönemi başlamış olur.

 

Şu haliyle Gavsul Azam Şeyh Osman Nuri Hazretleri’nin yolunda olduklarını söyleyen sözde halife ve şeyh taslakları bolca mevcuttur.Bunlara biat edenlerin de şeytana biat ettikleri açık olan diğer bir gerçekliktir.

 

CAHİLLİĞİ:

 

Yüce bir Tarikat-ı Aliye yolunda kendi kendini halife,şeyh ilan etmeye çekinmeyecek kadar yobaz bir cahil-i azamdır.Konuşmaktan iki kelam etmekten aciz,sokak kumarbazı Mehmet Kırçal’ın cehaleti için bu kadarı kafidir.

 

TARİKATI ÇIKARLARINA ALET ETMESİ:

 

Sıradan bir işçi emeklisiyken kendi kendine halifeliğini,şeyhliğini ilan ederek dervişlerden gelen bütün maddi yardımları nefsine mal etmiştir.Dervişlerin armağan ettiği evlerle, arsalarla, iş yerleriyle ,nakit para yardımıyla bir anda köşeyi dönen Mehmet Kırçal sayılı zenginler arasına girmiştir.Tarikat-ı Aliyeyi çıkarlarına alet ederek köşeyi dönen Mehmet Kırçal elde ettiği servetle Şeyh Ali Hazretleri’nin dervişlerini ikramlara boğarak tavlamadan yana da oldukça mahir davranmıştır.Şeyh Osman Nuri Hazretleri’nin şanı yüce tarikat-ı aliyesini maddi manevi çıkarlarına alet eden sahtekar şeyh Mehmet Kırçal akılların almayacağı servetlerin sahibi olmuştur.Yüzünden nursuzluk yağan,altın dişli çingene ağasına benzeyen yobaz Mehmet Kırçal tarikat-ı aliyenin en büyük yüzkarasıdır.

 

DİL ve USLUP :

 

Mehmet Kırçal Türkçe’yi oldukça başarısız kullanır.Okuma yazma özürlü sokak kumarbazı Mehmet Kırçal mahalli dil ve ağız özellikleriyle konuşur.Şeyh Ali Hazretlerinden dinlediği sohbetleri kendininmiş gibi sunmaya çalışan Mehmet Kırçal sokak ağzı ile sohbet etme erdemsizliğini gösteren bayağı biridir.Yaptığı çirkinlikler sahtekarlığı dil ve üslubuna da yansımış.Cahillik makamındaki yobazlık sohbeti, dil ve üslup özelliği bakımından adeta cahil bir çevreyi etrafına davet etmekte.Ağzı bozuk,gözü dönmüş bir avuç kapı kulundan başka kendisine iman etmeyen Mehmet Kırçal güzel dilimiz Türkçe’nin de yüzkarasıdır.Cahillere,yobazlara,bayağı insanlara özgü bir dil ve uslup özelliğiyle sözüm ona irşat hizmetleri (!) yapmakta,etrafındaki zavallılar da yer yer bu hikmetli sohbetlerin (!) etkisiyle hüngür hüngür ağlamaktan geri kalmamaktalar.

 

FERASETİNİN ve İLMİ LEDÜN BİLGİSİNİN OLMAYIŞI:

 

Mehmet Kırçal bir halifede olan ferasetten ve ilm-i ledün bilgisinden tamamen yoksundur.Kalp gözü kör,feraseti kör Mehmet Kırçal kendine gelen çevreyi Şeyh Ali Hazretlerinden öğrendiği sohbetlerle oyalamakta büyük bir ustadır.Şeyhliği kendinden menkul Mehmet Kırçal’ın kalp gözünün kör olması,ferasetinin olmaması,şeytanın müridi olması hiç de önemli değildir.Şeytanların yardımıyla kendine tapınan çevre her hareketinde birkaç hikmet ve keramet bulacak kadar yetkindirler.Cahillikleri yüzlerine yansımış küfürbaz,korkak müritleri saman altından su yürütmede, aba altından sopa gösterme kültüründe oldukça mahirdirler.

Manevi gözü kör,manevi kulağı sağır basit bir dervişken çavuşluğa,halifeliğe,şeyhliğe,evliyalığa yükseltilen Mehmet Kırçal tarikat-ı aliye yolunda zuhur eden sahtekarların en büyüklerindendir.

 

MEHMET KIRÇAL’IN DERVİŞLERİ:

 

Kendiliğinden zuhur eden bütün sahtekar halife ve şeyhlerde olduğu gibi,Mehmet Kırçal’a biat eden onun eliyle tarikat-ı aliyeye bağlandığını sananların Şeyh Osman Nuri Hazretlerinin tarikatıyla uzaktan yakından ilgileri yoktur.Hazreti gavsın tarikat virdini çekmeleri,silsilesine dua bağışlamaları bir şey değiştirmez.Mehmet Kırçal’ın eli üzerinde şeytanın eli vardır ona biat edenler şeytana biat ederler.Bu,bütün sahte halife ve şeyhler için geçerli olan bir durumdur.

 

SONUÇ:

 

Şeyh Ali Kara Hazretleri’nin sade bir müridiyken,Şeyh Ali Kara Hazretleri’nin vefatından sonra kendi kendine halifeliğini daha sonra da şeyhliğini ilan eden Mehmet Kırçal yetkisiz,cahil,zavallı bir sahtekardır.Onun Tarikat-ı Aliyeye el verme yetkisi yoktur.Ondan el alanların Şeyh Osman Nuri Hazretlerinin uzaktan yakından alakaları yoktur.

 

Şeytanın tasarrufu altında olan,nefsine yenik düşen,kibrine mağlup olan,içinin çirkinliği üslubuna yansıyan Mehmet Kırçal tarikat-ı aliyede zuhur etmiş bir zavallıdır.Cahilliği,yobazlığı,sevimsizliği yeri göğü inleten Mehmet Kırçal yerin altında halifeliğinin,şeyhliğinin hesabını vermeye mahkumdur.

 

Mehmet Kırçal’ın sözüm ona atadığı çavuş ve halifeler de yetkisiz birer sahtelerdir.Onlar eliyle biat edip şeytana bağlanacak olanlara dostça bir ikazdır.Hidayet Allah’tandır

 

K A  Y N  A  K :

 

Ahmet Efe ÜLKER

www.celcelutiye.com

.

 
  Copyright Celcelutiye.com © 2008 - 2014
Hersey Sevmekle Baslar..