Katagoriler
Soru Cevap

Bir Soru Sor
Özgür akın
05 Nisan 2014 Cumartesi
Değerli hocam aşağıdaki maddelerle ilgili celcelutiye eğitimi verildiğini söylüyorlar, mürşitsiz bu eğitimler verilebilir mi? Sorun olmaz mı? Yaşam ağacı ve sefirot ifadesi geçiyor, bunlar kabaladada anlatılıyor, yaşam ağacının celcelutiye ile bağlantısı varmıdır? Celcelutiyenin aşağıdaki maddelerle ilişkisi nedir izah eder misiniz? Celcelutiyedeki hurufu mukattalar ve semboller ve kullanımı. Yaşam ağacı ve hurufların Bedene ve mekana yerleştirilmesi Celcelutiye 1-2-7-12-23-55 ve 58 bablara uyumlanması ve inisiyasyon Celcelutiye seansları nasil yapılır ? Uygulamalar ve Celcelutiyenin esmaları ve kullanımı Celcelutiye Melekleri ve Hadimleri imajinasyonu Besmele, Fatiha ve Ayetel Kursi sırları ve Celcelutiye ile bağları Celcelutiyenin bablarının kullanım alanları ve hastalıklarla olan ilişkisi Görsel “Yaşam Çiçeği ve Yaşam Ağacı” sefirlerinin Huruf ve esmalar ile ilişkisi ve kullanımı Celcelutiye Bablarından olumlama hazırlanması ve kullanımı

Cevap :
Değerli Özgür. Yaşam Ağacı ve Sefirot İsrail KABALA tarikatına ait bir öğreti...Sizlere çok öz ve net bir yöntemden söz edeyim.İster Kuran ayetleri olsun ister Allahın isimleri ya da Celcelutiye gibi dualar olsun VELİ izni olmadan yapıan havas çalışmalarının tümüne ŞEYTAN gelir...Bu kesin bir kuraldır...Bunu yapan ister Müslüman ister Yahudi olsun bir şey değişmez...Veliden alınan ruhsatla yapılan dua zikirler Allahın koruması altında olur...İsrail Kabala tariki öğreti olarak CELCELUTİYE'DEN yararlanmakta...Ama Celcelutiyenin makamları sanarak tamamen şeytanlara maskara olmaktalar...Yogistler,meditasyon yapanlar,rahipler, Budistler tamamen şeytani -istidraci- evren içinde yer alırlar...Celcelutiyenin tabii ki Fatiha ile de Besmele ile de ilgisi var...Bunlar velilere kapalı olan bilgiler değil...Bize Celcelutiye ile ilgili aktardığın uygulamaların tümü KABALA öğretisinin bir usulüdür...Yanaştıkları da cin ve şeytandır...Kimin ki yolu Muhammed Aleyhiselama yüce İslam dinine çıkmaz...O yol sapkındır ve o yoldaki tüm dua ve ritüeller de şeytana çıkar...Önerim böylesine sapkın insanlardan ve onların öğretilerinden uzak durmanız...Bu yolla Celcelutiye okumamanız...Selam ve dua ile...(Dr.Ferhat ÖZDEMİR)
İstanbul
ozgurluk66@gmail.com

Osman efendi
02 Nisan 2014 Çarşamba
Değerli hocam imam buninin celcelutiye şerhinde 426 beyitlik kısmın ilk iki beyti şu şekilde: Bede et bibismillâhi rabbi ve maliki Metâliu esrâri bi sirrî alanet Fe esmâühâl azamî bihârrûhi tehdedî İla sirrü esrâri bi bâtînihi intavet Diğer 71 beyitlik kısımda ise piyasadaki celcelutiye ile beyit farklılıkları var.Celcelutiye kaç beyittir? Okumalarımızda hangi beyitleri esas almalıyız? Piyasadaki beyitler ile imam buninin şerhindeki beyitler neden farklı? Bu konuya açıklık getirir misiniz? Celcelutiyeyi bütün beyitleriyle nasıl virt edinmeliyiz yardımcı olur musunuz?

Cevap :
İmam Buni Hazretleri'nin Şems El Maarif adlı eseri tercüme hatalarıyla dopdolu...Oradaki Celcelutiye de aslına uygun değil...Gerçek Celcelutiye Ahmet Gümüşanevi Hazretlerinin 3 ciltlik Mecmuatul Ahzab eserinde var...Bedüzzaman Said Nursi Hazretleri'nin Büyük Cevşeninde de var...Ancak buradaki kimi beyiyler çıkarılmış...Pamuk Yayınlarının neşrettiği dua kitaplarındaki Celcelutiye hakikidir...Oradan okumanızı öneririm. Her şey gönlünüzce olsun...Selam ve duayla...(Dr.Ferhat ÖZDEMİR)
İstanbul
efendios@gmail.com

Sırrı ehadiyet
01 Nisan 2014 Salı
Değerli hocam celcelutiyede geçen bu ifadeleri izah eder misiniz? Mühürden sonra sıralanmış üç baston. Baston üzerinde ok gibi bir çizgi. Mim harfi ise işaretsiz ve bağlantısız.Sonra her beklenen manaya teslim olmuş durumda.Halbuki ,dizi itibarı ile kendisine teslim olan yok.Dört adet saf halinde ve parmak uçları gibi sıralanmış hayırlı şeylere işaret etmekte olan tı harfleri.Belli ki, her birisinin bir işi var.Hayrın mühürü daha sonra yay gibi çekilmiş. Bu he harfinden başkası değil. Sanki neşterlenmeye hazır ve amade.Halbuki boğumlu sapı olan neşter değil. Hû, Cenabı Hakkın zât ismi.En büyük ve en yüce kitap olan Kuran-ı Kerimde hu böyle gelmiştir. Onun celâliyyeti itibarı ile, bu isim üzerinde en kıymetli tecelli nurları parlamaktadır.Bu parlayış alim cahil bütün insanlara kadar uzanmaktadır.Onun Hû ismi, ayetlerindeki bütün hikmet ve ibret tablolarını sana göstermektedir.Onun zât ismi olan Hû söz olarak bir şey ifade etmiyor gibi görünüyorsa da en büyük emri olan iman ve teslimiyyet bu ismin manasında gizlidir.Ey bu mübarek işaretleri üzerinde taşıyan kimse İnsanı maksadına ulaştırmak için bu işaretler kadar kuvvetli başka bir şey yoktur. Öyle ise bu işaretlerin kudsiyyetine teslim ol ve onu her yaramaz kimseden ve kötü işlerde kullanmaktan şiddetle koru.

Cevap :
Merhabalar. İmam Ali Hazretleri'nin yazdığı Kaside-yi Celcelutiye'nin içinde yer alan İsmi Azam vefkinin betimlemesi yapılıyor.Yani nasıl çizileceği resmediliyor...Bu vefk ve tılsım yüzyıllardır İslam alimlerince çizilmiş taşınmış.Bu vefki Rufai Kadiri tarikatında tarikat sancaklarında da kullanmışlar.Ama vefk taşımak ya da yazmak için manevi izin lazım geldiğinden herhangi birinin bu sembolleri yazıp taşıması bir etki açığa çıkarmadığından vefkten istifade günümüzde pek mümkün olmamaktadır. Bir veli izni şart...Cindar veya medyumların yazdıkları Celcelutiye vefklerinin hiçbir etkisi yoktur...Hu adı için her şey anlatılmış sorunun içinde...Allah'ın adlarının tecellisine uğramak da veli oluruna bağlıdır...Bu İsmi Azam vefki Rufai Gülü olarak Rufai tarikinde nam salmıştır...Salam ve duayla...(Dr.Ferhat ÖZDEMİR)
İstanbul
ehadiyet000@gmail.com

kadriye merdan
31 Mart 2014 Pazartesi
selamlar hocam, sizleri ve değerli yazılarını yeni keşfettim.. çokta huzur bularak okuyorum. ben ve yeğenim celcelutiye okumaya -dinlemeye başladık. ben ilk dinlediğimde odanın ortasında cenazemi kefenli gördüm ve saatlerce ağladım. içim tarifisiz huzur buldu.. dua ve zikirlerim var düzenli okuduğum.. ama ilk köze böyle bir olay yaşadım... bana ne olduğunu anlatmadığım yeğenim ertesi gün celcelutiye sonrası saatlerce ağladığını onu bir gücün sırtından sarmaladığını anlattı.. sizinle paylaşıp değerli yorumunuzu almak istedim.. Allaha emanet olun..

Cevap :
Merhabalar, Celcelütiye okurken karşılaştığınız hal Celcelütiye’nin tasarrufuna bağlı olarak ortaya çıkan bir tecelli şeklidir. Bu tecelliler değişik değişik olabilir. Her okumada aynı halleri umma o hal olmayınca umutsuzluğa düşme virt ve dua yapan Müminlerin en büyük yanılgıları arasında yer alır.Virt iki şekilde yapılır. Allah rızası için okumak, bir diğeri de dua amaçlı okumak. Bir şey ummadan yapılan dua virt ihlas mertebesine kulu taşır.Dua amaçlı da bir muradın olması için Celcelutiye gibi ya da daha başka virtler okunup dua edilebilinir. Bir virt ya da dua okunduğunda ikram sayılabilecek yaşadığınız haller gibi tasarruflar olabilir. Bunlara gönül bağlamadan duaya devam etmenizi öneririm. Bu yol uzundur menzili çoktur geçidi yoktur derin sular var..Her şey gönlünüzce olsun. Selam ve duayla…(Dr. Ferhat ÖZDEMİR)
İzmir
delidalgalar35@hotmail.com

ÖZGÜR BULUT
26 Mart 2014 Çarşamba
Adıyaman menzildeki Şeyh Abdülbaki Hazretleri ve Balıkesirde bulunan Uşşaki tarikatı Sıddık Naci Eren efendi ile ikisini kıyaslarsak sizce ben hangisine gidip tabi olmalıyım bunu belirlemek için bir yol var mı ben çok kararsızım bu kararsızlık beni çok kötü etkiliyor aynı zamanda ben risale-i nurda okuyorum daha önce birisinin vasıtasıyla Sıddık Naci Eren efendinin görevlendirdiği bir bayan ders aldım herhalde erkek müride bayanın ders vermesi doğru değilmiş. Sıddık Naci Eren efendi hakkında bilgi sahibi misiniz ben konuda çok huzursuz ve kararsızım bana yardımcı olur musunuz?

Cevap :
Bahsettiğiniz iki isimin de bir insan-ı kamil,şeyh olduklarına dair hiçbir kanaata sahip değilim. İrşat olmuş,ölmeden önece ölme sırrına erişmiş,nefsin bütün mertebelerini aşmış bir şeyh değiller...Şeyhe özel ilmi ledünleri de yoktur...Bir posta oturmuş, el veren, vekaleten şeyhlik yapan salih insanlar olduklarını düşünüyorum...Kimin kime intisap edeceği kendine kalmış bir iştir...Selam ve duayla...(Dr.Ferhat ÖZDEMİR)
Şanlıurfa
ozgurbulut82@hotmail.com

gayeyi hayal
28 Şubat 2014 Cuma
Değerli hocam:Bir kardeşimiz Risalei nurdaki osmalıca nüshalardaki çizgiler hakkında şöyle diyor:EMRİ TEKVİNİDEN GELEN HURUFAT (HURUFU KURANİYE VUCUDU EŞYADA MADDİ KUVVET HÜKMÜNDE HÜKMEDER mualla ve mücella bihemta cümleden ilhamen tevafuklu (vefk ilminin daha alası) telif edilen risaletünnur külliyatı mübarekesi asıl hattı olan HATTI KURANİ ile tebyizinde tevafuk hakim olmakla birlikte MANEVİ FUTUHAT tabir edilen Manevi galebe ve cunudullah ordusunun teşekkülü mevcuttur. Mamafih bu Kuran Harfleri hayattardır. Latin harfleri gibi ölü değillerdir. Emri tekviniden gelen bu hurufatın vucudu eşyada hüküm etmesinde O ÇİZGİLER 1) O MANEVİ ORDUYU SEVK VAZİFESİNİ GÖRÜYORLAR ALLAHU ALEM AYNEN OKLAR VEYA ŞİHAPLAR GİBİ 2) Üstadımızın beyanı ile yine bu hizmette sebat ve ayrılmamak senetleriniz olan yazılarınız ve üstündeki çizgiler....tabiri ile O ÇİZGİLERİN daha aklımıza ve kalbimize hutur etmeyen yüzlerce hikmetlerinden vazıhanli hikmetin bahis edilmektedir. Bu açıklama kabul görmüş bir gerçek midir yoksa sadece açıklama yapan kardeşimimizi bağlar? Kabul görmüş bir gerçekse bu paragrafı izah edermisiniz ve nüshadaki çizgilerin vefk ilminin daha alası ne demektir açıklarmısınız? Selam ve dua ile...

Cevap :
Merhabalar.Risaleyi Nur’un Osmanlıca Yazılmasında bir tılsım olduğu yine vevk ilminin sırrını taşıyarak manevi fütuhat ortaya çıkardığı görüşü bir bakış açısıdır.Harf ilmi ya da vefk ilmi dünyadaki bütün dillerin, lehçelerin bir gerçekliğidir…İsrailliler, Hintliler, Farslar, Tüm Batılı ülkeler kendi dilleriyle bir nevi tılsım ve teshir formülleri ortaya çıkarıp bir çeşit harikalar ortaya koymuşlar. Aristo,İskendir gibi dehalar huruf ve vefk ilminde nice harika işler yapanlar arasında gösterilebilir…Kardeşimizin Risale-yi Nurların Osmanlıca yazılmasındaki hassasiyetini anlayabiliyorum. Ama bu yorum bir anlam ifade etmez…Kendini bağlar…Bütün diller ve lehçeler Allah’ındır…Adem Aleyhi selama öğretilen lehçelerin tümü Allah’ındır…Örneğin İslam Alimlerinin kahır çoğunluğu Cennet dilinin Arapça olduğunu ön görürüler…Oysa 124.000’i aşkın enbiyanın konuştuğu dillerin hiçbiri Arapça değildir…Başka başka Lehçeleridir…Gavs Şeyh Debbağ Hazretleri Cennet dilinin Süryanice olduğunu söyler…Risaleyi Nur’larda tevafuklar ikramı ilahi olarak sıklıkla görülmekte..Ama Risaliyi Nurlar vefk ve tılsım kitabı demek bir yanılgıdır…Latin harfleriyle yazılmış Risaleyi Nuru okumakla Osmanlıcasından okumak arasında hiçbir fark yoktur…Önemli olan Risaleyi Nurlarda ortaya konan düşünce ve görüşlerin yargı ve paragraf bağlamındaki anlamını kavramak ve bundan istifade etmektir…Vefk ilminin daha alası Risaleyi Nurların Osmanlıca yazılış tarzı demek kabul edilemez…Risaleyi Nur vefk ilmine bakmaz,bir bakıma Kuranın manevi tefsiri olma sırrına hakikatine bakar..Selam ve dua…(Dr.Ferhat ÖZDEMİR?
İstanbul
ahirzamanacz@gmail.com


 
  Copyright Celcelutiye.com © 2008 - 2014
Hersey Sevmekle Baslar..